İş Kazası Sayılan Trafik Kazaları: Hukuki Boyutu ve Şartları

İş Kazası Sayılan Trafik Kazaları: Hukuki Boyutu ve Şartları

Ülkemizde her yıl binlerce trafik kazası meydana gelmekte ve bu kazaların önemli bir kısmı maalesef çalışma hayatının bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir işçinin, işiyle ilgili bir faaliyeti yürütürken ya da işverenin sağladığı bir imkandan faydalanırken geçirdiği trafik kazaları, sıradan bir adli olay olmanın ötesinde iş kazası niteliği taşıyabilir.

Bir trafik kazasının aynı zamanda bir iş kazası olarak kabul edilmesi, kazazede işçi ve yakınları için hukuki süreçte devrim niteliğinde değişiklikler yaratır. Çünkü bu durumda sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri değil, aynı zamanda 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri de devreye girer.

Bu kapsamlı rehberde, bir trafik kazasının hangi durumlarda iş kazası sayılacağını, Yargıtay’ın bu konudaki güncel ve yerleşik içtihatlarını, kusur oranlarının tazminata etkisini ve hak sahiplerinin yasal olarak hangi yollara başvurabileceğini profesyonel bir hukuki perspektifle ele alacağız.

Trafik İş Kazası Nedir?

Genel tanımıyla trafik kazası; karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı, ölüm, yaralanma veya maddi zararla sonuçlanan olaylardır. İş kazası ise, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada veya işverenin yürütmekte olduğu iş nedeniyle meydana gelen, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır.

Bu iki kavramın kesişim kümesine “trafik iş kazası” ya da “iş kazası sayılan trafik kazası” denir. Bir olayın bu kapsama girmesi için illaki işçinin ağır tonajlı bir iş makinesi kullanıyor olması gerekmez. Kendi binek aracıyla işe giderken, işverenin servisinde seyahat ederken veya şirket adına bir müşteriyi ziyarete giderken yaşanan kazalar da bu sınıfa dahil edilebilir.

Bir Trafik Kazasının İş Kazası Sayılmasının Yasal Şartları

5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi, bir olayın hangi durumlarda iş kazası sayılacağını açıkça ve sınırlı sayıda (numerus clausus) olmamakla birlikte net kriterlerle belirlemiştir. Trafik kazalarının bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için aşağıdaki unsurlardan en az birinin varlığı şarttır:

Sigortalının İşyerinde Bulunduğu Sırada Meydana Gelmesi

İşyeri kavramı, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca sadece fabrikanın içi veya ofisin sınırları ile kısıtlı değildir. İşyerine bağlı avlular, park yerleri, eklentiler ve araçlar da işyeri sınırları içinde kabul edilir. Dolayısıyla, işyeri otoparkında manevra yapan bir aracın işçiye çarpması neticesinde oluşan kazalar, doğrudan işyerinde meydana geldiği için iş kazası statüsündedir.

İşveren Tarafından Yürütülmekte Olan İş Nedeniyle Meydana Gelmesi

İşçi, fiziki olarak işyeri sınırları dışında olsa bile, eğer işverenin verdiği bir görevi yerine getiriyorsa ve bu esnada bir trafik kazası geçirirse, bu durum net bir şekilde iş kazası olarak tescillenir.

Örnek: Bir şirketin muhasebe departmanında çalışan işçinin, bankaya çek tahsilatı yapmaya giderken yaya geçidinde bir aracın çarpması sonucu yaralanması, işverenin yürüttüğü iş nedeniyle gerçekleştiğinden iş kazası niteliğindedir. Burada işçinin yaya olması veya toplu taşıma kullanması durumu değiştirmez.

Sigortalının, Görevli Olarak İşyeri Dışında Başka Bir Yere Gönderilmesi

İşçi, asıl işini yapmaksızın geçen boş zamanlarında dahi işveren tarafından görevlendirilerek bir yere gönderilmişse, bu yolculuk esnasında ve görevlendirildiği yerde geçirdiği tüm trafik kazaları iş kazası sayılır.

  • Şehirlerarası fuar organizasyonuna giden bir pazarlama sorumlusunun bindiği otobüsün kaza yapması,
  • Şirket aracılığıyla başka bir şehirdeki şantiyeyi denetime giden bir mühendisin geçirdiği trafik kazası bu kapsamdadır.
  • Buradaki en kritik hukuki detay şudur: İşçi görev yerinde dinlenirken veya yemeğe giderken dahi kaza geçirse, zamansal olarak görev süresi içinde olduğu için olay iş kazası olarak kabul edilir.

Emziren Kadın Sigortalının Çocuğuna Süt Vermek İçin Ayrılan Zamanlarda

Mevzuatımız, kadın işçilere çocuklarını emzirmeleri için gün içinde belirli süt izinleri tanımaktadır. Kadın işçinin bu izni kullanmak amacıyla işyerinden ayrılıp evine giderken veya işyerine dönerken yolda geçireceği her türlü trafik kazası, yasanın açık hükmü gereği iş kazası olarak değerlendirilir.

İşverence Sağlanan Bir Taşıtla İşe Gidiş-Geliş Esnasında (Servis Kazaları)

Uygulamada en çok karşılaşılan ve yargıya en fazla taşınan trafik iş kazası türü, servis araçlarında meydana gelen kazalardır. İşçilerin işverenin sağladığı toplu taşıma veya servis araçlarıyla topluca işe gidip geldikleri sırada yaşanan kazalar doğrudan iş kazası sayılır.

Yargıtay Kararları Işığında Kriterler ve İstisnalar

Trafik kazalarının iş kazası boyutunun netleşmesinde yasa maddeleri kadar Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da büyük önem taşır. Yargıtay, olaylar arasındaki “illiyet bağı” (nedensellik bağı) unsurunu çok titiz incelemektedir.

[İşverenin Emir/Talimatı veya Sağladığı İmkan] ---> [Yolculuk / Faaliyet] ---> [Trafik Kazası] = İŞ KAZASI

Uygun İlliyet Bağı Nedir?

Bir trafik kazasının iş kazası sayılabilmesi için kaza ile işçinin işi veya işverenin sağladığı menfaat arasında kopmaz bir bağ olmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında, işçinin işe gitmek üzere evinden çıktığı an ile servise bindiği an arasındaki yürüyüş mesafesinde geçirdiği kazalar genellikle iş kazası sayılmamaktadır. Ancak işçi servise adımını attığı andan itibaren işverenin hakimiyet alanına girmiş kabul edilir.

Servis Aracından İndikten Sonra Geçirilen Kazalar

Eğer işveren işçiyi belirli bir güzergahtan alıp belirli bir noktada indiriyorsa, işçinin servisten indikten hemen sonra, yolun karşısına geçerken uğradığı trafik kazaları Yargıtay tarafından “işin yürütümü ve işverenin sağladığı taşıtla olan illiyet bağı” kapsamında değerlendirilerek iş kazası kabul edilebilmektedir. Ancak işçi servisten indikten sonra arkadaşlarıyla buluşmak üzere başka bir yöne sapar ve saatler sonra kaza geçirirse, illiyet bağı kesileceğinden bu durum artık normal bir trafik kazasıdır.

İşçinin Kendi Özel Aracıyla İşe Gitmesi

En çok kafa karışıklığı yaratan hususlardan biri budur. Bir işçi, işverenin kendisine sağladığı bir servis imkanı varken veya hiçbir servis imkanı yokken kendi şahsi aracıyla evinden işine giderken kaza yaparsa, bu durum prensip olarak iş kazası sayılmaz. Çünkü burada işverenin sağladığı bir taşıt veya işverenin yönlendirmesi söz konusu değildir; işçi yolu ve vasıtayı kendi seçmiştir.

Ancak bunun çok önemli bir istisnası vardır: Eğer işveren, işçiye şahsi aracını iş süreçlerinde (örneğin müşteri ziyaretlerinde, malzeme taşımada) kullanması için yakıt desteği veriyor ve bunu sözleşmeye bağlamışsa veya işçi o esnada işverenin acil bir talimatı üzerine işyerine yetişmeye çalışıyorsa, kendi aracıyla yaptığı kaza da iş kazası boyutuna evrilebilir.

İş Kazası Sayılan Trafik Kazalarında Kusur Oranlarının Önemi

Bir trafik kazası meydana geldiğinde, trafik polisi veya jandarma tarafından bir “Trafik Kazası Tespit Tutanağı” düzenlenir. Bu tutanakta tarafların Karayolları Trafik Kanunu’nu ihlal oranları (asli kusur, tali kusur) belirlenir.

Olay aynı zamanda bir iş kazası olduğunda ise, kusur incelemesi sadece trafik mevzuatına göre yapılmaz; İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) mevzuatına göre de bir değerlendirme yapılır.

Kusur Türleri ve Dağılımı

Trafik iş kazalarında kusur genellikle üçlü bir sacayağı üzerine kurulur:

  1. Üçüncü Kişilerin Kusuru: Kazaya sebebiyet veren diğer araç sürücülerinin, yayaların veya yol kusurları nedeniyle karayollarının kusurudur.
  2. İşverenin Kusuru: İşveren, işçiye tahsis ettiği aracın periyodik bakımlarını yaptırmamışsa, şoför olarak istihdam ettiği kişinin ehliyetsiz veya yetersiz belgelere sahip olduğunu bilerek yola çıkmasına izin vermişse ya da işçiyi yasal sürüş sürelerinin üzerinde (uykusuz/yorgun) çalışmaya zorlamışsa ağır kusurlu kabul edilir.
  3. İşçinin (Kazazedenin) Kusuru: İşçinin hız sınırını aşması, alkollü araç kullanması, emniyet kemeri takmaması gibi kendi kusurlu davranışlarıdır.

Kusurun Tazminat Miktarına Etkisi

Kusur oranları, ödenecek olan maddi ve manevi tazminat miktarının doğrudan belirlenmesinde en majör etkendir. Örneğin, kazada karşı taraf %100 kusurluysa, işçi hem SGK’dan haklarını alır hem de kusurlu araç sürücüsü ve onun sigorta şirketinden tazminatın tamamını tahsil edebilir. Ancak işçi kendisi tamamen kusurluysa (örneğin kırmızı ışıkta geçip kazaya sebebiyet verdiyse), işverenden veya karşı taraftan tazminat talep etme hakkı ciddi oranda kısıtlanır; buna karşın SGK’nın sağladığı bazı sosyal güvenlik haklarından (malullük aylığı gibi) kusurlu olsa dahi yararlanmaya devam edebilir (ağır kusur durumunda SGK ödeneklerinde indirim yapabilir).

Trafik İş Kazası Sonrası Yapılması Gereken Hukuki ve İdari İşlemler

Bir trafik kazasının iş kazası boyutunda değerlendirilerek hak kaybı yaşanmaması için hem işverenin hem de işçinin (veya yakınlarının) yasal süreler içinde yapması gereken kritik işlemler mevcuttur.

AşamaYapılması Gereken İşlemYasal Süre / Merci
1. Kolluk KuvvetleriKaza tespit tutanağının tutulması, alkol raporu alınması ve ifadelerin verilmesi.Olay anında / Olay yeri kolluk birimi
2. Sağlık KuruluşuHastane acil servisine giriş yapılırken kazanın “Trafik İş Kazası” olduğunun mutlaka belirtilmesi ve kayıtlara geçirtilmesi.Hastaneye kabul anında
3. SGK Bildirimiİşverenin kazayı Sosyal Güvenlik Kurumu’na elektronik ortamda bildirmesi.Kazadan sonraki takip eden 3 iş günü içinde
4. Kolluk Bildirimiİş kazasının kolluk kuvvetlerine (Polis/Jandarma) derhal bildirilmesi.Derhal

SGK’ya Bildirim Yükümlülüğü ve Cezası

İşveren, bir işçisinin trafik iş kazası geçirdiğini öğrendiği andan itibaren 3 iş günü içinde durumu SGK’ya bildirmek zorundadır. Bu bildirimin yapılmaması veya geç yapılması durumunda işverene ciddi idari para cezaları uygulanır. Ayrıca bildirimin geciktiği süre boyunca işçiye SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri (rapor ücretleri) işverenden rücu edilerek (geri alınarak) tahsil edilir.

İşverenin bildirim yapmadığı durumlarda, kazazede işçi veya vefatı halinde yakınları bizzat SGK’ya başvurarak “İş Kazası Tespit Talebi”nde bulunabilirler. SGK müfettişleri olayı inceleyerek kazanın iş kazası olup olmadığına dair bir karar verir. SGK’nın “iş kazası değildir” yönünde olumsuz karar vermesi halinde ise, İş Mahkemesinde “İş Kazasının Tespiti Davası” açılması gerekir.

Trafik İş Kazalarında Hak Sahiplerinin Talep Edebileceği Tazminatlar ve Haklar

Olayın çift nitelikli (hem trafik hem iş kazası) olması, mağdurlara ve ailelerine geniş bir yelpazede hukuki haklar tanır. Hak sahipleri taleplerini hem Sosyal Güvenlik Kurumu’na hem de kusurlu taraflara (işveren, kusurlu sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketleri) yöneltebilirler.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Tarafından Sağlanan Haklar

SGK, kusur oranına bakmaksızın (işçinin kastı veya ağır kusuru hariç tutularak) sigortalıya hızlıca sosyal güvence sağlamakla yükümlüdür:

  • Geçici İş Göremezlik Ödeneği: İşçinin tedavi süresince yatarak veya ayakta aldığı sağlık raporları döneminde çalışamadığı günler için ödenen halk arasında “rapor parası” denilen ödenektir.
  • Sürekli İş Göremezlik Geliri: Trafik kazası neticesinde işçinin vücudunda kalıcı bir hasar oluşmuşsa ve meslekte kazanma gücü kayıp oranı (maluliyet) %10 ve üzeri olarak tespit edilmişse, işçiye ömür boyu bağlanacak olan maaştır.
  • Ölüm Geliri Bağlanması: Kazanın ölümle sonuçlanması halinde, işçinin eşine, çocuklarına ve şartları varsa anne-babasına bağlanan aylıktır.
  • Evlenme Ödeneği ve Cenaze Ödeneği: Ölüm geliri alan kız çocuklarına evlenmeleri halinde verilen toplu ödeme ile vefat eden sigortalının ailesine yapılan cenaze yardımıdır.

Maddi ve Manevi Tazminat Davaları

SGK’nın bağladığı gelirler işçinin uğradığı gerçek zararın tamamını her zaman karşılamaz. Bu durumda devreye genel hükümlere göre açılacak olan tazminat davaları girer.

1. Maddi Tazminat Talepleri

  • Geçici İş Göremezlik Zararı: Raporlu olunan dönemde işçinin net maaşı ile SGK’dan aldığı rapor parası arasındaki farktır.
  • Sürekli İş Göremezlik Tazminatı (Efor Kaybı): İşçinin kalıcı sakatlığı nedeniyle gelecekteki çalışma hayatı boyunca sarf edeceği fazladan eforun paraya tahvil edilmiş halidir. İşçinin yaşı, geliri ve maluliyet oranına göre aktüeryal uzmanlarca hesaplanır.
  • Tedavi ve Bakım Giderleri: SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi, protez, ilaç veya bakıcı giderleridir.
  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Kazanın ölümle sonuçlanması halinde, ölen işçinin sağlığında maddi destek verdiği yakınlarının (eşi, çocukları, anne ve babası) uğradığı destek kaybının tazminidir.

2. Manevi Tazminat Talepleri

Trafik iş kazası neticesinde işçinin uğradığı bedensel zararın, uzuv kaybının veya vefatı halinde ailesinin duyduğu derin elem, keder ve psikolojik çöküntünün bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla hakim tarafından takdir edilen nakdi bir tazminattır. Manevi tazminat sigorta şirketlerinin zorunlu poliçelerinden (trafik sigortası) kural olarak tahsil edilemez (ihtiyari mali mesuliyet poliçesinde özel kloz varsa tahsil edilebilir); doğrudan kusurlu sürücüye, araç sahibine veya işverene yöneltilir.

Davanın Muhatapları: Davayı Kime Karşı Açmalısınız?

Trafik iş kazalarında davanın kime açılacağı, davanın türüne ve kusur durumuna göre değişkenlik gösterir. Mağdur işçi, alacaklarını garanti altına almak adına müteselsil (zincirleme) sorumluluk ilkelerinden faydalanarak davayı birden fazla kişiye karşı açabilir.

                  ┌────────────────────────────────────────┐
                  │      TRAFİK İŞ KAZASI TAZMİNATI        │
                  └───────────────────┬────────────────────┘
                                      │
         ┌────────────────────────────┼────────────────────────────┐
         ▼                            ▼                            ▼
┌─────────────────┐          ┌─────────────────┐          ┌─────────────────┐
│    İŞVEREN      │          │ KUSURLU SÜRÜCÜ  │          │ SİGORTA ŞİRKETİ │
│ (İş Mahkemesi)  │          │ & ARAÇ SAHİBİ   │          │ (ZMMS / İMM)    │
└─────────────────┘          └─────────────────┘          └─────────────────┘
  1. İşveren: İş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığı, bakımsız araç tahsis ettiği veya işçiyi aşırı çalıştırdığı için kusuru oranında sorumludur.
  2. Kazaya Karışan Diğer Araç Sürücüsü ve Ruhsat Sahibi: Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, kazada kusuru olan diğer sürücü ve o aracın işleteni (sahibi) haksız fiil hükümlerine göre müştereken ve müteselsilen sorumludur.
  3. Sigorta Şirketleri: Kazaya karışan araçların Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik Sigortası) ve varsa İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMM) şirketleri, poliçe limitleri dahilinde maddi zararlardan doğrudan sorumludur.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Eğer dava sadece işverene karşı açılacaksa, uyuşmazlık iş hukukundan doğduğu için görevli mahkeme İş Mahkemesidir.

Eğer dava sadece üçüncü kişi sürücüye veya onun trafik sigortasına karşı açılacaksa, görevli mahkeme Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Ancak uygulamada, davaların bölünmemesi, usul ekonomisi ve çelişkili kararların önüne geçilmesi adına işveren ile üçüncü kişilerin (ve sigorta şirketlerinin) birlikte davalı gösterildiği davalar İş Mahkemesinde açılmaktadır. Yargıtay, işverenin de davalılar arasında yer aldığı bu tür davalarda İş Mahkemesini görevli kabul etmektedir.

Trafik İş Kazalarında Zamanaşımı Süreleri

Hak arama hürriyetinin belirli bir zaman dilimiyle sınırlandırılması, hukuki güvenliğin bir gereğidir. Trafik iş kazalarında zamanaşımı süreleri davanın niteliğine göre değişir ve bu sürelerin kaçırılması hakların tamamen kaybına yol açar.

  • Genel Zamanaşımı (Borçlar Kanunu): Kural olarak haksız fiillerde zamanaşımı süresi, mağdurun zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır.
  • Ceza Zamanaşımı Süresi (Çok Kritik): Eğer trafik kazası neticesinde yaralanma veya ölüm meydana gelmişse, olay aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç teşkil eder (Taksirle yaralama veya taksirle öldürme). Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi uyarınca, eğer ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, tazminat davasında da o ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Önemli Not: Ölümlü bir trafik iş kazasında ceza zamanaşımı süresi 15 yıla kadar çıkabilmektedir. Bu durum, mağdur ailelerin kazanın üzerinden uzun yıllar geçse bile dava açabilmelerine olanak tanır. Ancak yine de hukuki süreçlerin taze delillerle yürütülmesi için davanın geciktirilmeden açılması tavsiye edilir.

Rücu Davaları: SGK’nın İşverene ve Kusurlu Sürücüye Dönmesi

Sosyal Güvenlik Kurumu, trafik iş kazası geçiren sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödedikten veya sürekli iş göremezlik geliri bağladıktan sonra, bu yaptığı harcamaların peşini bırakmaz. 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca SGK, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan işverene ve üçüncü kişilere karşı “Rücu Davası” açar.

SGK, bağladığı gelirlerin ilk peşin sermaye değerini, tarafların kaza tespit tutanağında ve kusur raporlarında belirlenen kusur oranları nispetinde rücu eder. Bu durum, özellikle işverenler için çok ciddi mali yükler doğurabileceğinden, işverenlerin iş kazası bildirimlerini ve İSG önlemlerini eksiksiz alması hayati önem taşır.

Profesyonel Hukuki Desteğin Önemi

Trafik iş kazaları; iş hukuku, eşya hukuku, tazminat hukuku, sigorta hukuku ve ceza hukukunun aynı anda sarmal bir şekilde uygulandığı, en komplike hukuki süreçlerden biridir. Kazanın ardından kusur durumunun yanlış tespiti, maluliyet oranına (SGK Sağlık Kurulu raporlarına) zamanında itiraz edilmemesi veya sigorta şirketlerinin sunduğu eksik ibra sözleşmelerinin imza edilmesi, telafisi imkansız hak kayıpları doğurabilir.

Bu süreçte hakların eksiksiz, hızlı ve doğru bir stratejiyle savunulması profesyonel bir yaklaşım gerektirir. Sürecin her aşamasında haklarınızı güvence altına almak için Teminat Hukuk Bürosu size yardıma hazırdır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Bir trafik kazasının iş kazası sayılması için işçinin mutlaka sigortalı mı olması gerekir?

Hayır. İşçinin işe giriş bildirgesi SGK’ya verilmemiş, yani işçi kayıt dışı (kaçak) çalıştırılıyor olsa bile, kaza anında işverenin işini yapıyorsa veya servisindeyse olay yine de iş kazası sayılır. Bu durumda öncelikle işçinin sigortalılığının ve iş kazasının tespiti davası açılır, ardından tazminat hakları saklı tutulur.

Alkollü araç kullanan işçinin yaptığı kaza iş kazası mıdır?

Evet, iş kazasıdır. Yargıtay’ın bu konuda yaklaşımı nettir: Olayın iş kazası sayılması için işverenin yürüttüğü iş esnasında meydana gelmesi yeterlidir; işçinin alkollü olması olayın “iş kazası” niteliğini ortadan kaldırmaz. Ancak işçinin alkollü olması, ona çok yüksek bir kusur oranı (%100’e yakın) yüklenmesine sebep olur. Bu kusur oranı nedeniyle işçi işverenden veya karşı taraftan maddi/manevi tazminat alamaz ya da çok az alır. Ayrıca SGK, işçiye bağlayacağı gelirlerde mevzuat gereği indirime gidebilir.

Şirket aracıyla hafta sonu özel işimi yaparken kaza yaparsam iş kazası olur mu?

Hayır. İşverenin tahsis ettiği araçla bile olsa, hafta sonu veya iş saatleri dışında, işverenin hiçbir emir, talimatı veya işi olmaksızın, tamamen kişisel/özel amaçlarla yapılan yolculuklarda gerçekleşen kazalar iş kazası sayılmaz. Çünkü iş ile kaza arasındaki illiyet bağı tamamen kopmuştur.

Sigorta şirketinden tazminat aldım, yine de işverene dava açabilir miyim?

Evet, açabilirsiniz. Sigorta şirketlerinin ödediği tazminatlar genellikle poliçe limitleri (ZMMS) ile sınırlıdır ve sadece somut maddi zararı (efor kaybı vb.) kapsar. Eğer sigorta şirketinin ödediği miktar sizin gerçek zararınızı (özellikle manevi zararınızı ve limit aşan maddi zararınızı) karşılamıyorsa, bakiye kalan kısım için işverene ve kusurlu sürücüye dava açma hakkınız saklıdır. Bu durum “fark tazminatı” olarak adlandırılır.


İçindekiler

Teminat Hukuk Araç Değer Kaybı Hizmetleri

Teminat Hukuk

Teminat Hukuk’un misyonu; trafik kazaları ve sigorta kaynaklı uyuşmazlıklar sonrasında oluşan mağduriyetleri gidermek ve bireylerle kurumların yasal haklarını hızlı, etkili ve adil bir şekilde savunmaktır.